Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nitelikli

AİDİYET SAVAŞINDA YERYÜZÜ BİR TOPÇU TÜFEĞİ

İnsanın aidiyet arayışı varoluşsal bir savaş mı? Yoksa yaşamın dayattığı hiyerarşik düzende, giderilmiş temel ihtiyaçlar sonrasında doğan geçici bir uyum sağlama süreciyle mi sınırlı?  Varlık kavramı gerçek ve ideal olarak ikiye ayrılır. Yani somut varlık dışında hiçbir ideayı kabul etmeyen ve somut varlıkların kabul ettikleri idea sonucu doğduğunu savunan iki kesim vardır. Karl Marx ve tanıdığım birkaç kişiye göre varlık yalnızca maddeyle sınırlıdır ve ruh madde sonucu varsayım olarak doğar fakat varoluş sancısı, üzerine sıcak su torbası koyunca geçecek bir şey değil. Ve somut varlıklar tek başına insanı doyum noktasına ulaştırabilecek yetkinlikte değildir. Bu yüzden materyalistleri ve o birkaç kişiyi kendi kabulleri üzerine madde bütünlükleri dışında hiçbir boyutta tanımlamıyoruz. Varlık, yalnızca gözle görülür bir bütüne denk olsaydı insanlar birbirlerinde gözle görülmeyen parçalar bırakmazlardı.  Yine de Marx'ı ve o birkaç kişiyi duygu karmaşasına karşı keskin mesafe çizdi...

En Son Yayınlar

MEĞER

BİRAZ METRUK

GÖNLÜN STEPNESİ YOKTUR

ÜTOPİK BAĞIŞIKLIK